UYANDIRMA SERVİSİ
 
AnasayfaTakvimGaleriSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 ''UĞUR MUMCU'' TÜM YAZILARI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
sevgi



Mesaj Sayısı : 102
Kayıt tarihi : 08/08/08
Yaş : 31
Nerden : bursa

MesajKonu: ''UĞUR MUMCU'' TÜM YAZILARI   C.tesi Ağus. 09, 2008 3:59 pm

Katiller Demokrasisi Hırsızlar Düzeni (1962-1971) "Karanlıklarda çevrilen dolapları, kredi yolsuzluklarını, devleti milyonlarca lira zarara sokan suistimalleri belgeleri ile ortaya koyanlara suikastler düzenlenecekti.
Şimdi kamuoyu şu soruların cevaplarını araştıracak; kendilerine suikastler düzenlelen devrimciler hangi yolsuzlukları ortaya çıkarmışlardır?..Bu yolsuzluklara adları karışanlar kimlerdir... ve bunlar devletin hangi kademelerinde bulunmaktadır?.. Şimdiye kadar bu yolsuzluklar karşısında neden susulmuştur?..
İnsanlara cangüvenliği sağlayamamış bir düzene bir hukuk devleti denilemez. Devrimcilerin faili meçhul cinayetlere kurban gittiği bir düzene demokrasi denilemez. Yolsuzlukların devlet yetkililerini sardığı bir düzene Anayasa düzeni denilemez. Bu katiller demokrasisidir. Bu hırsızlar düzenidir." (29.12.1970, Devrim)
Uğur MUMCU

Quisling Cephesi (Ocak-Temmuz 1974) Quisling, bir Norveç Başbakanı'nın adıdır. İkinci Dünya Savaşında Hitler'le işbirliği yaparak, ülkesini bir müstemleke valisi gibi yönetmek isteyen bu işbirlikci politikacı, savaş sonunda idama mahkum olmuştur. Siyasal bilimde, ülkesini yabancılarla işbirliği yaparak yöneten siyaset adamlarına Quisling denilmektedir. Quisling, açıkça, ülkesine ve devletine ihanet eden devlet adamlarının ortak adıdır.
... Quisling, bugün bütün yoksul ülkelerde, boynundaki idam hükmünü atıp yerine bir kravat takarak yine eski görevine başlamıştır. Ve öyleyse hep birlikte soralım yine:
- Quisling kimdir Türkiye'de? Kim acaba?.. (Yeni Ortam, 21 Haziran 1974, Quisling Kimdir)
Uğur MUMCU

Amerika Küsmesin (Ağustos-Aralık 1974) "Milliyetçilik, Türkün hakkını gavura yedirmemektir." Dışişleri eski Bakanı Turan Güneş'e ait bu sözler.
ABD'nin Haşhaş ekimini yasaklayın talebine hayır dendiğinde, Kıbrıs Barış Harekatı sırasında, Aliağa Rafinerisi devletleştirilmek istendiğinde, yani Türkün hakkı gavura yedirilmek istendiğinde çılgına dönen, aman Amerikayı küstürmeyelim diye telaşlanan da, Başbuğları dahil kendilerine milliyetçi diyenler!... Türkiye'nin yakın tarihi, Türkün hakkını gavura yedirmemek ile Aman Amerika Küsmesin arasındaki amansız mücadelenin tarihi adeta.
Uğur Mumcu bu tarihi, tam bağımsızlık ışığında yazıyor.

Çağın Suçu (Ocak-Haziran 1975) "Bir kişiye yapılan haksızlık, bütün bir topluma, bütün insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur çağımızda.
... Susmayı, bir yaşam biçimi olarak benimseyen insanlar vardır. Özgürlükleri ve silahları, konuşmamaktır. Her adaletsizlik onların eylemsizliklerinden güç alır biraz da .. Ellerini kana bulayanlar, içlerindeki korların mezar taşlarıyla yaşayanlar, aynı adaletsizliğin ve aynı suçun ortaklarıdır hep birlikte. Gözlerin açıksa göreceksin! Kulağın sağır değilse duyacaksın! Ellerin kesik değilse uzanacaksın!.. ( Yeni Ortam, 20 Ocak 1975, Çağın Suçu)
... yolsuzluklara alıştık, gencecik delikanlıları kanlı kefenlere sararak gömmeye alıştık. İşkence evlerine alıştık. ... işsizliğe mahkum edilenlere alıştık. Kapıları kurşunlananlara alıştık.
... Geçmiş cinayetleri kolaylıkla unutan toplum, bundan sonra dökülecek kanların da sorumluluğuna ortak oluyor demektir."(Cumhuriyet, 27 Haziran 1975, Kanıksamak.. )
Uğur Mumcu

1 Ocak 1975 - 17 Haziran 1975 arası yazılar.
Milliyetçi Cephe hükümetlerinden biri var iktidarda. Demirel, Erbakan, Türkeş, Feyzioğlu... Yolsuzluklar, adam kayırmalar, yoğun bir dışa bağımlılık, terör, iflah olmaz bir sol düşmanlığı, ilkel, akıldışı, gerici, din sömürüsüne dayalı bir sağcılık ve bütün bunlara karşı ürpertici bir duyarsızlık, kanıksama, tepkisizlik... Çağın suçu yani...

Sağcı Düşünce (Haziran-Aralık 1975) "-
İdeolojik maksat... aşırı cereyan... tehlikeli düşünce... fikir suçu... Bunlar hep, ülkede emekçiden yana bir düzen isteyenler için kullanılmıştır. Siz hiç sağcılıktan yargılanan bir fikir suçu sanığı gördünüz mü?.. Görmemişsinizdir. Çünkü ideolojiden yoksun olmak, fikirden de yoksun olmak demektir. (Cumhuriyet, 4 Ağustos 1975, İdeolojik Maksatla...)
Siz hiç fikir suçu sanığı, AP'li, DP'li, CGP'li, MHP'li gördünüz mü? Fikir suçu işlemek için de insanda bir parça fikir olması gerekmez mi? (Yeni Ortam, 22 Haziran 1974, Materyalist...)
Bir hukukçu çıksa da, bu ülkede yolsuzluklar için açılan davalarla düşünce suçlarından dolayı açılan davaların sayısını bir karşılaştırsa; Türk siyasal yapısının bütün çizgileri, en aydınlık biçimde ortaya çıkıverir. ... Düşüncelerinden dolayı binlerce insandan hesap soran rejim, yolsuzluklar için bir tek gün soru sormazsa, düşünce suçu adı altında kimleri neden yargılamak istediğini, neden bu amaçla yasalar hazırlattığı da belli olmaz mı?" (Cumhuriyet, 18 Kasım 1975, Özgürlüğün Bedeli...)
Uğur MUMCU

19 Haziran-30 Aralık 1975 arası yazılar.
Milliyetçi Cephe ve ilkel sağcılık devam ediyor. Şidditlenerek, derinleşerek, asıl kimliğini, asıl yüzünü sergilemekteki pervasızlığı gittikçe artarak. Törör, baskı, yolsuzluk, adam kayırma, partizanlık... Hırsızlık, kaçakçılık... Bütün bunlar serbest; bir tek sol düşünce yasak.. Şiddet eyleminde bile sağ teröre hoşgörü, sol şiddete, şiddetle tepki.. Hep "sağ" düşünce adına, hep sola karşı... Toplum, gerçekten tam anlamıyla "cephe"leşmekte... Birbirine düşman kamplara ayrılmakta... En azından bu süreç hızlanmaya başlamış.

Yolsuzluk, Şiddet, Bağımlılık (Ocak-Haziran 1976)
"Bazı ülkelerde bazı kimseler, devleti soymak için politikacı kılığına girerler. Partilerde, parlamentoda boy gösterirler. İhracat, ithalat, banka soygunu gibi işleri siyasal ilişkilerle yürütürler. Bunlar da çetedir. Çetelerin en aşağılığı da bunlardır. Bunlar, yüzlerine devlet adamı maskesi takıp, halkı soyarlar. Allah’a çok şükür, memleketimizde böyle çeteler yoktur!.. (Cumhuriyet, 22 Mart 1975, Çete...)
Bir toplum böyle çöker işte!.. Devletin yerini kaba kuvvet alır, susulur. Yasanın yerini Allah alır, korkulur. Yolsuzluklar, cinayetler birbirini izler, eller kollar bağlanıp götürülür. Vuran vurur, öldüren öldürür ve bütün bunlardan sonra, bir çete gelir ve devleti teslim alır. (Cumhuriyet, 15 Ocak 1975, Bir Örnek...)
Amerikan kapitalizmi, bütün kirlerinden arınıp kendini yenileyebilirse, Türkiye’de Demirel gibi bir başbakan, Feyzioğlu, Erbakan ve Türkeş gibi başbakan yardımcıları istemeyecektir. Çünkü bu "önder" ler, partileri gibi çağdışıdır." (Cumhuriyet, 12 Mart 1975, Geleceğe Doğru...)
Uğur MUMCU

2 Ocak 1976-16 Haziran 1976 arası yazılar.
Yolsuzluk, rüşvet, kayırmacılık diz boyu. Ama bütün bunları kamuoyunun bilmemesi gerek. Üstelik yolsuzluk, sömürü uluslararası boyut kazanmış. "Milli" hırsızların, "milli çete"lerin, artık sınırötesi, okyanusötesi ağababaları var. Ama bütün bunların halktan gizlenmesi gerek. Sırları ifşa edenlere karşı vatan, millet, milli ve manevi değerler adına devlet adına, devlet olarak "şiddet" uygulamak meşrudur. Tabii bütün bunlar da uluslararası destek, yani sınırötesi, okyanusötesi destek olmadan olmaz. Yanı dışa bağımlılık...

Devlet, Silah, Adalet (Haziran-Aralık 1976)
Devletin, şiddet ve terörü tek başına yürüttüğü günler oluyor. Buna devlet terörü diyoruz. Bir kısım şiddet olayları, devletten bağımsız kişi ve örgütlerce yapılıyor. Bir kısmı da tam anlamıyla karma oluyor. Bazı kamu görevlileri ile sağcı teröristler, aynı örgütte, aynı eylemde birleşiyorlar. Devlet kışkırtıcı ajan kullanıyor, suç işliyor, suç işletiyor. (Cumhuriyet, 9 Eylül 1976, Devlet ve Şiddet)
Bir toplumu ayakta tutan temel dayanaklardan biri, adalet duygusudur. Bu duygu bir kez yara aldı mı, demokrasinin temelleri de sarsılmış demektir. ... Adalet, bağımsız mahkemeler aracılığıyla dağıtılırsa adalet duygusu güçlenir. ... Devletin görevi adam öldürmek değildir. Devlet, sanıklar kim olursa olsun, suçları hangi türden olursa olsun, haklarında suç belirtileri bulunan kimseleri, sağ olarak mahkemeler önüne çıkarmakla yükümlüdür. ... Bundan da acısı, mahkemelerin yerini silahla, bombayla doldurmak isteyen anlayıştır. ... Yargıçları yok sayan siyasal iktidar, bundan sonra silah yoluyla mı adalet dağıtacaktır yoksa!?.. (Cumhuriyet, 30 Ocak 1976, Silah ve Adalet)
Uğur MUMCU

Kontrgerilla Öğretileri (Ocak-Haziran 1977)
"... vurulup vurulup öldürülen yurttaşlarımız, bir profesyonel katil çetesinin kurbanlarıdır. ... Bir ülkede her eylemi CIA örgütlemez, CIA planlamaz. Fakat oluşan olaylara CIA yön verir. Biçim verir. Bir yerde sıkılan kurşun, bir yerde patlayan bomba, öyle koşullar olur ki, CIA planlarına uygun düşer. Doğrudur; herkesi CIA yönetmez. Fakat birçok kişi, bilerek ya da bilmeyerek CIA planlarına araç olur. (Cumhuriyet, 29 Nisan 1977, Korku...)
... Her ülkede olduğu gibi Türkiye’de de CIA vardır ve bazı devlet kurumlarıyla iç içedir. CIA belli olaylara karışır, belli olayları saptırır, yozlaştırır. Amacı, hangi ülkede olursa olsun, solun, geniş bir birlik yaratarak iktidara gelmesini önlemektir. (Cumhuriyet, 7 Mayıs 1977, Yılgınlık...)
... Kontrgerilla, devletin yasal yetkililerince denetlenemeyen bir CIA kuruluşudur. (Cumhuriyet, 1 Haziran 1977, Acaba...)
... CIA ile Kontrgerilla arasındaki ilişkileri bilmeden, araştırmadan, şematik yorumlarla CIA olgusunu unutturmaya çalışmak, bilmem, kime hizmet olur!.."(Cumhuriyet, 8 Mayıs 1977, Oyuna Gelmemek...)
Uğur MUMCU

1 Ocak 1977-30 Haziran 1977 arası yazılar.
Şiddetin boyutları öylesine büyümüştür ki, sağcı hükümetin bile ayakları suya erer. 1 Mayıs Taksim katliamı. Ecevit'e suikast girişimleri. Ve "Başbakan" Demirel'in, devletin en üst yetkilisi olarak bu girişimlere karşı önlem almak yerine, "Benden söylemesi; başının çaresine sen bak. Benim gücüm yetmiyor" dercesine, kendisine düzenlenecek suikasti Ecevit'e mektupla bildirmesi. Nedir, başbakanın bile gücünü aşan "güç"? İşte kontrgerilla, gladio, çete... Onun uluslararası, CIA, Amerika boyutları...

Bir Devlet Arıyoruz (Temmuz-Aralık 1977) "Sağcılıktan, solculuktan vazgeçtik; önce ciddi bir devlet gerekiyor. Reformdan, devrimden vazgeçtik; evet, doğru; şu kan selini durduracak bir devlet arıyoruz.
Şu kan selini durduracak, bütün olan bitenlerin hesabını soracak ve eşkiyadan korkmayacak bir devlet arıyoruz.
Ve yüreğinde insan sevgisi olan politikacı arıyoruz..." (Cumhuriyet, 28 Aralık 1977, Devlet Korkar mı?)
Uğur MUMCU

1 Temmuz-31 Aralık 1977 yazıları...
Milliyetçilik A.Ş. (Ocak-Temmuz 1978)
"Milliyetçiliği ve Atatürkçülüğü sömürdükleri yetmedi, şimdi de ‘bayrak edebiyatına’ başladılar. Sanki Türk Bayrağı bu efendilerin tapulu mallarıdır! ... Hangi onurlu kavgada Türk Bayrağını yüce doruklara çektiler? ... Kurtuluş Savaşı’nda Mustafa Kemal’in dalgalandırdığı Türk Bayrağına, siyaset sahnesine, çok yıldızlı Amerikan Bayrağı önünde Johnson ile kol kola çektirdiği fotoğraflar dağıtarak fırlayan Demirel mi sahip çıkacak?.. Sen bayrağını, Türkiye’deki Amerikan üslerine çekebiliyor musun; ondan haber ver!" (Cumhuriyet, 28 Mayıs 1978, Bayrak Ticareti...)
Uğur MUMCU

2 Ocak-11 Temmuz 1978 yazıları... Milliyetçilik, "vatan, millet, Sakarya, kan, ırk, bayrak" edebiyatı mıdır, yoksa ulusun, ülkenin çıkarlarını, onurunu herkese karşı savunmak, yani tam bağımsızlık mıdır? Her, ulusun, ülkenin onuru, çıkarları ayaklar altında çiğnenirken, "vatan, millet, Sakarya, kan, ırk, bayrak" edebiyatını, yani milliyetçiliği salt kitleleri uyutmak, kandırmak için kullanıp, aslında bütün bu değerleri salt kendi siyasal ya da bireysel-sınıfsal çıkarları için kullanmak milliyetçilikse, bunun karşıtı nedir?

Hukuk, Devlet, Aşiret (Temmuz-Aralık 1978)
"Unutulmasın ki, hepimiz, hangi görevde olursak olalım, hangi siyasal düşünceyi savunursak savunalım, tarih denilen büyük yargıcın karşısında tek tek sorumluyuz.
Birtakım insanların, birtakım partilerin suç işleme ayrıcalıkları var mıdır yok mudur?! Hayır; hiç kimsenin böyle bir ayrıcalığı yoktur; ama görüyorsunuz; dava açan savcıyı öldürüyorlar diye korkuyorsak, o zaman devlet sözcüğünü kaldırıp atalım ve biz bir aşiret devletiyiz; bizim ülkemizde orman kanunları yürürlüktedir; biz ancak güçsüz bulduğumuzun üstüne yürürüz diyelim; olsun bitsin!!.." (Cumhuriyet, 28 Aralık 1978, Tersini Düşünelim...)
Uğur MUMCU
12 Temmuz-31 Aralık 1978 yazıları...
Hukuk yalnız vatandaşları mı bağlar? Hukuk önünde herkes eşit midir, yoksa bazı zenginler, bazı politikacılar, bazı kamu görevlileri, bazı partiler, bazı gruplar yasaya uymayabilir, yasa onlara uygulanmayabilir mi? Uygulanmayabilirse, yani hukuk biterse, yasa durursa devlet ne kadar vardır, ne kadar güçlüdür, ne kadar saygıdağerdir? Devlet ve onun organları, kendilerini hukuka bağlı saymazlarsa; bazı kişi ve gruplara hukuk uygulanamazsa devlet, devletin bittiği yerde de hukuk biterse, bu ikisinin yerine kim geçer, ne geçer?

Sistem (Ocak-Haziran 1979)
"Biraz okuyup yazması olanlar, yaşanan toplumsal olayların bir sistemin, yani adıyla sanıyla kapitalist düzenin kaçınılmaz sonuçları olduğunu görüyor, anlıyor. Ancak, birkaç yabancı dili konuşan yazar çizer takımı, olayların bu yönüyle tartışılmasından tedirgin oluyor. Bu bir sistem sorunu değildir diyenler de, bir başka sistemin avukatlarıdır, sözcüleridir. Çünkü toplumsal olaylarda hakem olunmaz, ancak taraf olunur... Sistem, siyasal yaşamın her kesimine yansır. NATO’suna yansır, IMF’sine yansır, otomotiv sanayiine yansır, enflasyonuna yansır, döviz darboğazına yansır. Ee, işin kuralı böyle; Sistem egemen sınıf düzeninin sözcülerinin beyinlerine ve kalemlerine de yansır." (Cumhuriyet, 4 Nisan 1979, Sistem)
Uğur MUMCU 2 Ocak-6 Haziran 1979 yazıları...

Ata'm İzindeyiz (Haziran-Aralık 1979)
"Sen ülkeni okyanus ötesi devletlerin öncü karakolu yapıp, sınırlarını Amerikan üsleriyle donat; sen ülke ekonomisini, uluslararası tekellerin ahtapot kollarına teslim et; sen kardeşi kardeşe vurdurtmak için gizli çeteler kur; sonra kalk, utanmadan ve sıkılmadan Ata’m, izindeyiz; cumhuriyeti koruyoruz diye siyaset dolandırıcılığı yap!..
Elsiz ayaksız bir yeşil yılan / Yaptıklarını yıkıyorlar Mustafa Kemal / Hani bir vakitler Kubilay’ı kestiler / Sen buyurdun kesenleri astılar / Sen uyudun asılanlar dirildi / Mustafa’m, Mustafa Kemal’im...
Cumhuriyet’in temelini elsiz ayaksız yeşil yılanlar kemiriyor; devletimiz NATO generallerinin emrinde, ülkemiz IMF’lerin ipoteğinde!.. Uyan Gazi Kemal uyan!..
... Devletin devlete, insanın insana kulluğunu yok etmek için uyan, uyan Gazi Kemal!.." (Cumhuriyet, 29 Ekim 1979, O Eski Türkü...)
Uğur MUMCU 7 Haziran-31 Aralık 1979 yazıları...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
''UĞUR MUMCU'' TÜM YAZILARI
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Minber'08 :: YAZI VE YORUMLAR :: ALINTI YAZILAR-
Buraya geçin: